Yine bir uyarlama: Yan Yana, aslında dünya sinemasında kendini çoktan kanıtlamış bir hikâyenin yeni bir yorumu. Daha önce Fransız sinemasında “Intouchables”, Amerikan sinemasında ise “The Upside” adıyla çekilmiş ve her iki versiyon da gişede büyük başarı elde etmişti. Temelinde sıcak, insanı yumuşatan bir dostluk öyküsü bulunan bu hikâyenin özgünlüğü, iki ana karakterin tamamen farklı sınıflardan, kültürlerden ve hatta bazı örneklerde farklı ırklardan gelmesinden kaynaklanıyor. Birbirine hiçbir açıdan benzemeyen iki kişinin kurduğu bağ, hikâyeyi her uyarlamada yeniden ilgi çekici kılıyor.
Türkiye uyarlaması olan Yan Yana da aynı kökten besleniyor; ancak yerelleştirilmiş dili, karakterlerin gündelik hayata yakınlığı ve Türk toplumuna özgü mizah anlayışıyla tanıdık bir duyguyu seyirciye yeniden sunuyor.
Türk sinemasının son yıllardaki en sıcak uyarlamalarından biri olan Yan Yana, güçlü karakter ilişkileri üzerinden ilerleyen yapısıyla öne çıkıyor. Hikâye, birbirinden tamamen farklı iki adamın karşılaşmasıyla başlıyor; biri hayatını belli bir düzene oturtmuş, yaş aldıkça çevresiyle arasına görünmez duvarlar örmüş bir karakter; diğeri ise hayatın daha sert, daha düzensiz taraflarından gelen, içgüdüleriyle yaşayan biri. Bu zıtlık filmin duygusal omurgasını oluşturuyor.
Filmin oyuncu kadrosu bu açıdan oldukça güçlü; çünkü iki karakteri taşıyan isimler Türk sinemasında kendi alanlarında çok farklı ama bir o kadar da çarpıcı yerlerde duran oyuncular.
Feyyaz Yiğit: Absürt Mizahın Ötesine Geçen Bir Oyunculuk
Son yıllarda hem senarist hem oyuncu kimliğiyle geniş bir izleyici kitlesi kazanan Feyyaz Yiğit, özellikle absürt mizah türündeki işleriyle tanınıyor. Ölümlü Dünya, Ölümlü Dünya 2, Cinayet Süsü gibi filmlerle belirgin bir mizah çizgisi oluşturmuş olsa da, duygusal derinliği olan rollerin altından kalkabileceğini de birçok projede göstermişti.
Yan Yana ise Feyyaz Yiğit’in oyunculuğunu daha sakin, daha içsel bir alana taşıyor. Mizaha yaslanmadan da güçlü olabileceğini, dramatik tonlara uyum sağlayabildiğini bu filmde çok net görmek mümkün.
Haluk Bilginer: Deneyimin ve Gücün Taşıyıcısı
Türk tiyatro ve sinemasının en güçlü oyuncularından biri olan Haluk Bilginer, kariyerine onlarca farklı türde unutulmaz karakter sığdırmış bir usta. Masum, Şahsiyet, Kış Uykusu, Tatlı Hayat ve uluslararası yapımlardaki rolleriyle geniş bir yelpazede oyunculuk sergileyen Bilginer, bu filmde daha duygusal bir çizgide duruyor.
Daha önce sert, otoriter ya da kırılgan karakterlerin altından başarıyla kalkan Bilginer, Yan Yanada bir karakterin içindeki yalnızlığı, yaş almış olmanın kattığı bilgelik ile yorgunluğu aynı anda hissettirebiliyor. Feyyaz Yiğit ile kurduğu enerji de filmin en önemli gücü.
Standart “Dümdüz” Bir Seyirci Olarak Filmi Nasıl Gördüm?
Biletini alıp koltuğuna oturan, önündekini izleyip iyi hisseden ya da hissetmeyen, tamamen dümdüz bir film seyircisiyim. O yüzden burada yazdıklarım da bir uzmanlığın değil, tam anlamıyla “seyircinin kalbinden” gelen şeyler.
Bu gözle baktığımda Yan Yana beni ilk anda en çok roman müziği ile yakaladı. Hikâyeye eşlik eden o sıcak, hafif hüzünlü ama bir o kadar da hayat dolu ezgiler, filmin duygusunu taşıyan en güçlü unsurlardan biri olmuş. Sahneler ilerledikçe müziğin filmin ruhunu nasıl sarıp sarmaladığını fark ediyorsunuz. Bir noktadan sonra müzik, filmdeki iki karakter kadar hikâyenin ortağına dönüşüyor.
Bunun yanında söylemeden geçemem:
Kamera açıları, planlar, geçişler, mekân kullanımı…
Hepsi inanılmaz profesyonel, tertemiz ve akıcı görünüyordu. Türkiye’de bu seviyede görsel bütünlüğe sahip her filmle karşılaşmıyoruz. Sıradan bir seyirci olarak bile “Bu iyi çekilmiş” diyebiliyorsam, gerçekten iyi çekilmiştir diye düşünüyorum.
Gelelim işin en zor kısmına — ve bunu yazarken bile hafif bir çekinme hissediyorum…
Çünkü Feyyaz Yiğit’i çok seviyorum.
Mizahını da, yazarlığını da, oyunculuğunu da. Okan Bayülgen’in programında ilk karşımıza çıktığı günden, YouTube’da dolaşan amatör videolarından, Ölümlü Dünya serisinden, Cinayet Süsü’nden, hatta büyük yankı uyandıran o inanılmaz komik dizisinden bugüne kadar ne yaptıysa ayrı bir tat buldum.
Ama…
Dümdüz bir seyirci olarak, haddim olmayarak, şöyle bir his geliyor içime:
“Aa… yine aynı karaktere mi yakın acaba?”
Absürt dünyası, şaşkın ve donuk mimikleri, tepkisiz ama komik ciddiyeti… Hepsi kendi içinde zaten çok komik. Bu tekrar hissi bile başlı başına komik aslında. Ama yine de insan bazen “Feyyaz başka bir karakter yapsa nasıl olurdu?” diye merak etmiyor değil.
Tabii bu bir eleştiri değil, bir izleyici merakı.
Ve evet, itiraf edeyim: Filmde onun o kendine has absürtlüğü bir kez daha karşımıza çıkıyor gibi hissettim.
İşte bu yüzden, dümdüz bir seyirci olarak bazen istemeden de olsa “Aa… yine tanıdık bir tat var burada” diyorum.
Bu bir eleştiri değil; hatta tam tersine, çok komik bir gerçeklik. Çünkü Feyyaz Yiğit’in her karakterinde bir parça kendisi var — ama her karakter de bir parça farklı.
Ve işin en güzel tarafı da şu galiba:
Ben dümdüz bir seyirci olarak perdede Serbest’i, Dizdar Koşu’yu, Yılmaz’ı ve şimdi de Ferruh’u izlerken, bir yandan “Ne kadar farklı adamlar bunlar” diyorum; bir yandan da içimden küçük bir ses “Ya bunların hepsinde aynı adamın parmak izi yok mu?” diye fısıldıyor.
Kimi zaman o donuk bakış, kimi zaman o yerinden kalkmayan sakinlik, kimi zaman da pat diye gelen absürt bir cümle… Hepsinde tanıdık bir şey var sanki.
Belki de Feyyaz Yiğit’i ne oynarsa oynasın izlemek bu yüzden keyifli:
Hem yeni bir karakterle tanışıyoruz, hem de yıllardır ekranda gördüğümüz o tanıdık kafayla bir kez daha karşılaşıyoruz.
Sizce Serbest, Dizdar Koşu, Yılmaz ve Ferruh birbirine benziyor mu?




Sıkça Sorulan Sorular (SSS)
Yan Yana filmi hangi filmin uyarlamasıdır? Yan Yana filmi, daha önce Fransız sinemasında “Intouchables” ve Amerikan sinemasında “The Upside” adıyla çekilmiş olan hikâyenin Türkiye uyarlamasıdır.
Yan Yana filminin oyuncu kadrosunda kimler var? Filmin ana karakterlerini Feyyaz Yiğit ve Haluk Bilginer gibi Türk sinemasının güçlü oyuncuları canlandırmaktadır.
Yan Yana filminin konusu nedir? Yan Yana, birbirinden tamamen farklı sınıflardan ve yaşam tarzlarından gelen iki adamın kurduğu sıcak ve duygusal dostluk öyküsünü anlatmaktadır.
Feyyaz Yiğit’in filmdeki rolü nedir? Feyyaz Yiğit, filmin zıt karakterlerinden biri olan, hayatın daha düzensiz ve içgüdüsel tarafından gelen karakteri canlandırmaktadır.
Haluk Bilginer’in performansı nasıldır? Haluk Bilginer, filmde yaş almış olmanın yalnızlığını, bilgeliğini ve yorgunluğunu aynı anda hissettiren, duygusal derinliği olan bir karakteri canlandırmaktadır.
Yan Yana filmi müzikleri nasıl? Filmin müzikleri sıcak, hafif hüzünlü ama hayat dolu ezgilerle hikâyenin duygusal ruhunu taşıyan güçlü bir unsur olarak öne çıkmaktadır.
Sosyal Medya’da bizi takip edin! FounderN Instagram Hesabımız.
“YAN YANA” 10 AVRUPA ÜLKESİNDE SEYİRCİYLE BULUŞACAK






