Çocuklarda ağız ve diş sağlığı, yalnızca estetik bir mesele değil; aynı zamanda genel sağlığı doğrudan etkileyen kritik bir gelişim alanı. Son yıllarda elektrikli diş fırçalarının yaygınlaşması, flor içeren diş macunları etrafındaki tartışmalar ve ebeveynlerin doğru bakım rutinlerini oluşturma konusundaki soru işaretleri, bu alandaki uzman görüşlerini daha da önemli hale getiriyor.
Biz de çocuk diş hekimi Nurgül Demir ile gerçekleştirdiğimiz bu yazılı röportajda; elektrikli diş fırçası kullanımından diş eti sağlığına, ebeveynlerin rolünden çocuklarda doğru ağız bakım alışkanlıklarına kadar merak edilen pek çok konuyu ele aldık.
1. Okuyucularımız için kısaca sizi tanıyabilir miyiz? Çocuk diş hekimliği alanında çalışmalarınızdan bahseder misiniz?

Başkent Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi’nin tam burslu eğitim programından 2011 yılında mezun oldum. Sonrasında, Ankara Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Pedodonti Anabilim Dalı’nda çocuk diş hekimliği üzerine uzmanlık yaptım.
2015 yılından beri, çocuk diş hekimi olarak görev yapıyorum. Diş hekimi fobisi olan çocuklarda dental anksiyetenin yönetilmesi, özel gereksinimli çocuklarda minimal invaziv diş hekimliği yaklaşımları ve genel anestezi altında uygulanan diş tedavileri özel çalışma alanlarım.
2. Çocuk diş hekimi Nurgül Demir’e göre son yıllarda elektrikli diş fırçalarının çocuklarda bu kadar yaygınlaşmasını nasıl değerlendiriyorsunuz? Bu artış sizce bilinçli bir tercih mi, yoksa daha çok bir trend mi?
Çocuklara diş fırçalama alışkanlığının kazandırılmasında, diş fırçalamayı eğlenceli bir etkinlik haline getirmek, hevesle devam etmelerini sağlamak için önemli bir adım. Elektrikli diş fırçalarının, rengarenk ambalajları ve ışıklı tasarımları ile çocukların gönlünü fethetmekte, manuel olarak kullanılan klasik alternatiflerine göre, çok daha ön planda olduğunu söyleyebilirim. Elektrikli diş fırçalarını bu kadar popülerleştiren eğilimin de, bu yönde, bilinçli bir tercih olduğunu gözlemliyorum.
3. Elektrikli diş fırçası kullanımı için gerçekten “doğru bir yaş” var mı? Yoksa bu tamamen çocuğun bireysel gelişimiyle mi ilgili?
Doğru bir yaş olarak belirterek elektrikli diş fırçası kullanımını önermek doğru olmaz, her çocuğun bireysel farklılıklarına göre çocuk diş hekiminin yönlendirilmesiyle netleştirilmesi gereken çok hassas bir karar. Bireysel gelişimle paralel olarak, doğru kullanım öğrenilecek, temizleme etkinliği de artacaktır. Ancak, yaşla ilgili belirtmem gereken özel bir sınırlama var.
Karma dişlenme döneminde olan, süt dişlerinin düşüp daimi dişlerin çıkmaya başladığı hastalarımızda, dişlerdeki dizilim seviyesindeki farklılıklar dişlerin temizlenebilirliğini zorlaştırır, diş etleri daha hassastır ve travmaya daha açıktır. Elektrikli diş fırçasına, ortalama 6-12 yaşları arasında denk gelen bu dönemde, daimi dişler tamamlanana kadar, ara vermek doğru bir yaklaşım olacaktır.
4. Okul öncesi dönemde elektrikli diş fırçası kullanımı sizce risk oluşturur mu? Hangi durumlarda kesinlikle önermiyorsunuz?
Elektrikli diş fırçaları, bu yaş grubundaki çocuklarda; döner diş fırçası başlığı ile uygulayabilecekleri kontrolsüz basınç veya başlığın dönme hareketinin oluşturabileceği bir travma ile, diş etlerinde ciddi yaralanmalara sebebiyet verebilir.
Bu göz ardı edilemez bir risktir. Yine bu dönemde, fırça başlığının dönme hareketini yönlendiremeyecekleri ve otomatik fırça hareketlerinin temizleme etkisini öngöremeyecekleri için, kullanıma alışana kadar etkili fırçalama ve yeterli temizlik de sağlayamayabilirler. Okul öncesi çocuklarda, elektrik diş fırçası, kesinlikle ebeveynlerin kontrolünde kullanılmalıdır.
5. Yanlış başlık seçimi ya da aşırı basınç uygulanması çocuklarda ne gibi kalıcı ağız ve diş sağlığı sorunlarına yol açabiliyor?
Yanlış başlık seçimi ya da aşırı basınç uygulanması ciddi boyutlarda travmatik diş eti yaralanmalarına sebebiyet verebilir. Oluşan yaralar çocukta ağız hijyeni alışkanlıklarının idame ettirilebilmesinde engel teşkil ederek, diş çürüklerinin oluşma riskini arttırabilir, diş eti hastalıklarına neden olabilir. İlerleyen seviyelerde çocukta yol açabileceği beslenme bozuklukları, vücudun genel sağlık bütünlüğünü etkileyebilir.
6. Elektrikli diş fırçası kullanımı çocuklarda diş eti problemlerini artırır mı, yoksa doğru kullanıldığında fayda sağlar mı?
Çocukların el becerilerinin gelişmeye devam ettiği ve diş fırçalamaya alışmaya çalıştıkları dönemde, manuel diş fırçalarına kıyasla elektrikli diş fırçalarının plak temizliği üzerindeki üstünlüğünü gösteren çalışmalar var ve daha kısa sürede verdiği daha olumlu sonuçlar da elde edildiği gösterilmiş. İdeal fırçalama tekniğiyle, doğru kullanıldığı zaman elektrikli diş fırçası kullanımının fayda sağladığını söyleyebilirim.
7. Diş eti kanaması çocuklarda ne zaman normal kabul edilebilir, hangi durumlarda mutlaka ciddiye alınmalı ve bir uzmana başvurulmalıdır?
Diş eti kanamaları, yolunda gitmeyen bir şeyler olduğunun habercisidir. Ağız hijyeninin doğru bir şekilde sağlanamadığı ve diş fırçalama sıklığının yetersiz kaldığı durumlarda oluşan diş eti kanamaları; etkili diş fırçalama tekniklerinin düzenli uygulanması ile iyileşecektir.
Ancak, kendiliğinden başlayan veya uzun süren diş eti kanamaları, altta yatan başka bir sağlık sorununa işaret ediyor olabilir. Hiç vakit kaybetmeden bir çocuk diş hekimine başvurulmalı, gerekli hallerde hasta mutlaka bir tıp doktoru ile takip edilmelidir.
8. Ebeveynler evde çocuklarının diş eti sağlığını nasıl gözlemleyebilir? Günlük hayatta dikkat edilmesi gereken temel işaretler nelerdir?
Sağlıklı diş eti açık pembe renkte görünür, diş yüzeyine sıkı bir şekilde tutunur, şikayet oluşturmaz. Diş etinin, daha kırmızımsı, parlak, şiş görünümü, hassasiyet hissettirmesi, yemek yerken, fırçalarken kanaması sağlıksız bir diş etinin sinyallerindendir. Bazı durumlarda, ağız kokusu da ebeveynlerde farkındalık oluşturabilir.
9. “Zaten okulda öğretiliyor” yaklaşımı sizce ağız ve diş sağlığı açısından yeterli mi? Ebeveynin rolü nerede başlıyor?
Kesinlikle doğru değil. Her çocuğun çürük risk durumu farklıdır. Genel vücut sağlığı, düzenli kullanılan ilaçların varlığı, çocuğun el becerilerinin yeterlilik durumu, dişlerdeki yapısal farklılıklar veya diş dizilim bozuklukları dişlerde çürük oluşması riskini etkiler ve her çocuğa özel hijyen eğitimi planlanmasını ve ürün seçimini gerektirir.
Ebeveynlere düşen en önemli görev, çocuğun dişlerini etkili bir şekilde fırçalama alışkanlığı kazandığına emin olana kadar, yeterli hijyenin sağlayabilmesine destek olmak ve çocuk diş hekiminin önerilerini göz önünde bulundurarak, çocuğun yaşı için uygun olarak üretilen hijyen ürünleri arasından en ideal seçimi yapması için yönlendirmektir.
10. Bu röportajı okuyan ebeveynlerin bugün itibarıyla çocuklarının ağız bakım rutininde değiştirmesi gereken en önemli alışkanlık sizce ne?

Ebeveynlerde, medyada sıklıkla farklı tartışmalara konu olarak yer alan flora karşı çok net bir ön yargı var. Flor, diş çürüğü oluşumunu önleme ve ilerlemesini durdurmada tartışması güç bir öneme sahiptir ve çoğu diş macununun içinde temel bileşen olarak yer alır. Dişlerde çürük görülme yaşının, bebeklik dönemine kadar düştüğüne kesinlikle dikkat çekmeliyiz bu noktada.
Dünya Sağlık Örgütü, diş çürüklerinin önlenmesinde florun temel faktörlerden biri olduğunu bildiriyor. Bireysel risk faktörleri göz önünde bulundurularak önerilen konstrasyonlarda flor içeren diş macunlarıyla, günde iki kez diş fırçalamak dişlerin çürüklere karşı korunmasında hala altın standart. Çocuğun yaşına ve çürük risk durumuna göre macunun hangi konsantrasyonda flor içermesi gerektiğini ise, çocuk diş hekimi belirlemelidir.
2026’nın En İyi 10 Seyahat Rotası: Hikâyesi Olan Keşiflere Hazır Mısınız?
Sosyal Medya’da bizi takip edin! FounderN Instagram Hesabımız.






